Sadece sanatı, sanat yapanları dinlemek isteği…Ve sanat kadar ışıklı, hakiki sevgi olan varsa 1-2 onları ????♀️O kadar az ki böylesi. Gün geçtikçe de azlık, çoğalıyor. O gün eşimle bu konuyu konuşurken, sohbet detaylı idi, mini bölümü bu yazımla ilgili gibi; eğlenmeyi, müziği seversin diyince… Yahu dedim ona bile, iyi müzik yapan tanıdık bir meyhanede, köşede bana yer versinler, tef mef çalayım, azıcık darbuka bir şey, kimseyle gitmem, konuşmam, iletişim kurmam şart değil. Müziği canlı yaşayayım, evime döneyim. Tabii ki hayatımda pırıl pırıl insanlar var, sözüm onlardan dışarı. Bununla birlikte; saymaya çalışıyorum. Ruhsal diyeyim, ruhsal ilerledikçe, abaküsün boncukları dökülüyor her sefer. 100-50-20-10-5… Düştükçe düşüyor. Bir biliş lazım. Bilinç. Saf biliş, saf bilinç. Hakikaten, hakiki, içten, yürekten olmayı, bencil olmamayı, özgür birlik bilincini, nezaketi, inceliği, özeni, önceliği bilmek! Görgülü, iyi niyetli olmak. Ruhu hafif, sağlıklı olmak. Bunlar yerine, iş, para, madde, materyal, suni materyaller, statü gibi, üşenmek, tembellik, bahaneler, hep ve sadece bana, bana ne-ler…almış, hakikiliğin yerini. Bunları bile tam yapmıyor ki aslında. Detaya girsen. Orada bile başarı sanrıları, mutluluk, haklılık sanrıları. Bir de bunların gerçek sanrısına kendisini kaptırmış. Haklı, doğru, iyi sanrıları. Sağlıksız herkes. Ruhsal, fiziksel, takıntılı, güvensiz. İçlerinde mesele, bir anlaşılsa. Sağlıksız egolu, kendini, işini, statüsünü bir şey zannediyor ya da fazla ve sağlıksız anlam yüklüyor. Hazmetmemiş. Özümsememiş. Kıskanç. Başarıyı, üretimi kıskanıyor. Gelişmemiş kafalar. Kıt, kısır, negatif bakış açıları. Ve bunlar ve fazlasını farkındalıksız, sıfır idrak. Tam güven, nezaket, özen…Akıl, kalp, kalp aklı. İncelik, görgü, merhamet, özgür birlik bilinci, paylaşım, huzur, neşe, keyif. Üretmek. İnsan olmanın özünde var. Hatırlanması gereken.
Sıkıcı oldu eş dost, insan. İtici oldu…Hatırlamaması ve iticiliği ile yerleri evrende neresi ise iade etmeli. (Bir dua şekli, şşş.????????????????????????) O yüzden, gününün, anının tadını çıkarmalı, olduğu kadarı ne ise iyileştirmeye çalışarak. Yüksek ve temizlenmiş zihin seviyesiyle, bu denli düşük frekansın doku uyuşmazlığı çok normal. Zeka, aklın, kalbin kullanımının derinliğini, sağ duyulu olmayı, ince, özenen olmayı, görgüyü, iyi niyeti, çıkarsızca sevmeyi, saf sevgiyi, şu an ki toplumun anlamaması çok normal. İnsanın kişiliğini, karakterini frekans seviyesi direkt etkiliyor. Kalite, asalet; tam ve saf güven, incelik, özen, sağ duyu, iyi niyet, kalp aklı, saf bilinç…ile oluyor. İşin matematiği bu güzel dostlarım. O yüzden nicelikle değil, niteliğinle asil ol ve asaletini koru. Gerisini ne yapıyorduukk? Yerine iade ediyoruz. Biz gayet iyiyiz. Sonsuz şükür.
Dilara Bolay Koç
