Dilara Bolay Koç

Dilara’nın Kaleminden

Sevgisin sen, sevgi kal, sevgi, ol!

Sevgisin sen, sevgi kal, sevgi, ol!

Sevgiyi öğrenmek! Sevgi bir duygu değildir, bir eğilim, bir çekim değildir. Sevgi (koşulsuz sevgi dediğimiz şey) bir oluştur. Ve öğrenilir.

Annen seni emzirdi diye, baban kocan amcan annen teyzen patronun vb para veriyor diye, kocan karın sevgilin seni beğeniyor diye, evladın seni sayıyor diye, aynı ideolojidesin, aynı inanç sistemindesin, aynı ırk, din, dildesin diye vb vb herhangi bir maddi manevi şey, maddi manevi çıkar, şekil, kalıptan, herhangi bir insan, canlıdan bağımsızdır sevgi. Tüm bütüne, canlı, cansız, insan, eşya, hayat, ruh, beden, hava, güneş, su, ay, yıldız, ağaç, çicek….tüm bütünle uyum, birliktir, tamlık, tam adalet, tam güven, tam saygı, ahlaklı, erdemli, asil, tam bir oluştur. Bir frekans, titreşim meselesidir. Dünyevi kodlardan, kalıplardan, şekillerden arındıkça öğrenirsin, öğretilerin seni sana, aslına, hakikatine taşır. Kalp açılır, kalp aklı çalışmaya başlar, hakiki inanç, teslimiyet, iyilik, iç dış güzelliği, dil güzelliği gibi gibii, oluşun, ışığın açığa çıkar. Yani sen sevgisin, dünyevi kodlarla, kalıplarla unuttuğun hakikatin, sevgin, oluşun açığa çıkar. Kendini buluşa, oluşa yola çıkmaya niyetle başlayabilirsin. Teslimiyet niyetiyle başlayabilirsin. Bu yolun en temel iki özelliği: bu buluş, oluş, parayla, maddi ve statü imkanıyla, bir yer ile, mekan ile, birileri ile, bir canlı ile olmaz, direkt anda, olduğun yerde, sende, içinde, kalbinin tam içinde, ruhunla, yüksek benliğinle, adına Tanrı, Allah, enerji, akıl ne dersen O’nun ile birleşince, uyumlanınca, o titreşime geçtiğinde olur,  “teklikte” olur. Teklik, oluş. Zamandan, kişilerden, mekandan, kodlardan, kalıp, şekillerden bağımsız bir hal! O zaman zaten tüm bütünle uyumlanırsın ve para, sevgili, karı, koca, evlat, ana, baba, dost, arkadaş, ev, bark vb hepsi bir ahenkle, denge ile, sakin neşe ile sende var olur. Hepsi sensin, bunun idraki olur. Ve kalp aklın kendine ve dünyaya, kollektife faydaya çalışır. İyilik, adalet, güven, saygı, değer, erdem, ahlak, asalet denilen şeylerin sen olduğunu, bunların ta kendisi olduğu saf bilinciyle var olursun. İşte sevgi tam da budur. Bugün “İblis ve temsilcilerinin, hipnoz ettiklerinin” bu öze, bu köke, bu hakikate senin kavuşmanı istememesinin filmini izliyoruz ve oynuyoruz. Oyundan çıkıp hakikate kavuşmak senin elinde. Bu cesaret ister. Düşünsene inancınla, ibadetinle, davranışınla, sosyalliğinle, konumunla, yaşamının her konusuyla, insandan, paradan, statüden, şekilden, kalıptan, yargılardan sıyrılmak zorundasın. Bunların kölesi olmaktan, bunlarla uyumlanmaya, dengelenmeye geçiş bazı maddi, manevi, dünyevi, ruhsal bırakışları, ayrılışları getirir, bu da cesaret ister. Her yiğidin, her insanın harcı değil. Şunu söyleyebilirim, bu konuda netim, müthiş bir yol. Bıraktığında; sana gelen huzurlu, tatlı neşeli gelişleri yaşadıkça, daha da bırakasın geliyor.

Haydi dostum işçisin sen işçi kal, sevgisin sen sevgi kal, sevgi, ol!

Dilara Bolay Koç

Etiketler :
Paylaş :

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dilara Bolay Koç

Çok değerli okuyucularım, Yayımlanan kitaplarımın yanında, yazılarımı güncel olarak sizinle paylaşacağım. Yaşama dair gözlemlerimi, neşemi, coşkumu, hüznümü, duygularımı ve düşüncelerimi sizinle paylaşma fikri beni halen çok heyecanlandırıyor. Aklımda, içimde kalmasın, sizinle paylaşayım, rahatlayayım istiyorum; buradan sohbet edelim istiyorum. Sevgiyle, huzurla, neşeyle, ışıkla…

Son Yazılar