Dilara Bolay Koç

Dilara’nın Kaleminden

Bütün mesele kalpte, oku ve dinle

Bütün mesele kalpte, oku ve dinle

Sessiz kalıp dinleyince duyuyorsun.

İdeolojilere, düşünce ya da felsefik bakışa ihtiyacımız var mı? Kalbimizin manyetik alanını fark edince, şşş, sessizce dinleyince…

Onları da yaratan biziz, ideolojileri, felsefeyi, birtakım inanç ve düşünce sistemlerini, halbuki asıl sistem kalpte işlemiyor mu, kalbimizde yazmıyor mu hakikat?

Ve okudukça, okudukça kalbi, öyle huzura akıyorsun ki. Seni doğruluk yoluna alıyor.

Doğruluk yolu; sakinlik, huzur, tatlı neşe, sakin coşkuyu ortaya çıkarıp arttırıyor.

Yoldaki geliştiriciler diyebiliriz tabii ideolojilere, tarihe, mitolojiye, felsefeye…

Ya da gerileticiler de diyebiliriz, örneğin bence Freud geriletici, frekans düşürücü, filozof diye dizisi bile işlendi. Bence ruhu kirletiyor, geriletiyor. “Bence”.  Jung ise geliştirici.

Mitoloji, felsefe, tasavvuf vb, evet hepsi yolda ışık. İyi okumak, analiz edip, öyle yararlanmak kaydıyla. Körü körüne değil. Bir de şu var,  yolun belli süresinden seviyesinden sonra meselenin sade, kolay, sadece bir “enerji” meselesi olduğunu ve bununda zaten sevgi dediğimiz frekans olduğunu anlıyoruz. Ha tabii belli seviyede bu bilgi var. Daha yoldayız belki yolun ilerisinde başka bir şey var. “Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir.” sözü bence çok doğru. Aslında bilmiyoruz. Bu aşamada bilmemiz gereken şey, ne olursa olsun kalp aklı meselesini idrak edip, orayı temizledikçe, o saf enerjiye, saf bilince, saf sevgiye, adına ne dersek, o enerjiye, ışığa geçiş!  Şimdiki bildiğimle işin özü bu.

Ve orada da ideolojilere ihtiyaç olmadığını, şekillere, kalıplara, bazı inanç, düşünce teorilerinin, ideolojilerin belki de negatif tarafın kullanımıyla, sevgi frekansından bizi uzaklaştırıp, özü, hakikati unutturduğunu düşünebilir miyiz?

Velhasıl dostum; sevgi frekansı, tertemiz, bembeyaz, sarı, ne ise, ışık! Bütün mesele bu “olabilir”. Yoldayız. Biz gibi, herkes ve her şey yolunda. Doğruluk yolunda yarım yurumluğu bırakıp, tamamlanmaya yola çıkmak şart. Hiç olmadı, kalan ömründeki ağız tadın, çevrene ve dünyaya da bu tatlı tadı yansıtmak için.

Dilara Bolay Koç

Etiketler :
Paylaş :

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dilara Bolay Koç

Çok değerli okuyucularım, Yayımlanan kitaplarımın yanında, yazılarımı güncel olarak sizinle paylaşacağım. Yaşama dair gözlemlerimi, neşemi, coşkumu, hüznümü, duygularımı ve düşüncelerimi sizinle paylaşma fikri beni halen çok heyecanlandırıyor. Aklımda, içimde kalmasın, sizinle paylaşayım, rahatlayayım istiyorum; buradan sohbet edelim istiyorum. Sevgiyle, huzurla, neşeyle, ışıkla…

Son Yazılar