Her şeyin “aşırısında”; bir sorun, sıkıntı, rahatsızlık, eksiklik, fazlalık, ağırlık, mutsuzluk…vardır.
Yemenin, içmenin, hareketin, hareketsizliğin, kendinle olmanın, sosyal olmanın, ilişki yaşamak şeklinin, halinin, düşüncenin, çalışmanın, her türlü, her sektörden işin, uykunun, uyumamanın, hatta duyguların…
Sevginin bile. Hatta ana, baba, çocuk, kedi, köpek, hayvan, arkadaş, maddi şeyler ev, araba, kıyafet vb… Bir “aşırılık” varsa…Kendine dön bir bak dostum. Ne eksik? Nerede boşluk? Nerede sıkıntı? (Not: Saf sevgi ve ışıkta, hakikatte, aşırılık yer bulamaz. Saf sevgi ve ışık, hakikat denge içerir.)
Yaşamın özünde denge var. Denge; saf sevgi, saygı, tam güven, adalet, anlayış, duru bir iç ve dış güzelliği içerir. Kendini bilip, sevmek ile, huzurda olmak ile, kendini bir şey zannetmek, hep haklı, tek doğru bilmek arasındaki nüans farkının idraki vardır, dengede.
Bak bakalım, analiz et, bunun en temel analiz yöntemi şunu sor: benim bu hareketimde, bakış açımda, halimde nasıl bir duygum var? Bir şeyi yapıyorsun ve en mini tepkide, karşı fikirde ne hissediyorsun? Öfke, korku, bencillik, boşluk, ayrılık, ayrımcılık, çıkarcılık, kıskançlık vb hisler mi var? Değil ise ferahlık, huzur, hakikilik, tatlı bir biliş, bilgelik, olgunluk, saf bir kararlılık, netlik mi var? “Aşırılık” negatif duygular doğurur, bilinçli ya da idraksiz iç ve dış mücadelede, çırpınışta olursun. Denge; hakikilik, iç dış temizlik, ferahlık, rahatlık… gibi pozitif duygu, düşünce, tatlı kesin bir netlik ve kararlılık doğurur.
Denge, tüm hayatın, sistemin temel meselesi dostum. İç dış ışıldamak istiyorsan, en önce dengelen. Dengede ol!
Dilara Koç
