Zorlamamak gerek aslında hayatı.
“Her işte, olanda hayır vardır” sözü aslında ne bir pollyannacılık, ne bir akılsızlık, ne bir boşvermişlik… Teslimiyet; hayatın çözümü sanki. Her evde, her insanda yaşanmış en az 2-3, günün tabiriyle “travmatik, acılı, zorlu, kötü…” hikaye var. İşte, özelde, anadan babadan, kardeşten, abla, ağabeyden, dayı, amca, kuzen, evlattan, dosttan, eşden, sevgiliden sınav, mücadele, maddi mücadele, bedensel, sağlık konusu, güzel, çirkin, kilolu, ince, sağlıklı, sağlıksız, zengin, fakir, haklar, haksızlıklar, aşk, sevgi, yalnızlık, bütünlük, yalan, doğru, dürüst, oyuncu… Biz mi yaratıyoruz? İsyankar ruhların diyeyim, sorusu “Allah varsa bu kötülükler, bu kötüler neden?”. Biz mi seçip geldik? Bize sunulan a ise, ötekine niye b? İyi insanım neden sevilmiyorum? Kıskançlıklar neden? Ayrılık? Birlik? Yaradan? Din? Bilim? İlim? Mitoloji? Tasavvuf? Mistizm? Ezoterizm? Evren? Kozmos? Dünya? Uzay? Ölüm? Doğum? Bilinçaltı? Saf bilinç? Karma? Dharma? Öz? Saf? Sevgi? Işık? Soru çok. Bitmiyor. Nasıl? Neden? Ve hiç bir terminoloji, kaynak “tam, kesin, net” bilgi veremiyor. Yaşananların ve her ilişkinin her birimiz için bir sebebi var galiba, bir öğretisi. Her şeyin bir zamanı, anı, düzeni var galiba.
Bu durumda; kalp aklıyla, saf sevgi ile (duygu, düşünce ötesi, adil, akıllı, iyi, doğru, şık, ışık…), şefkatle, şefkatli, gelişim odaklı, saf bilince, idrake geçişle, kabulle, doğruluk yoluna başını, kalbini koyarak, yapılması gereken varsa yapıp, bırakmak…Beklemek bile değil bırakmak sanki. İçindeki safı, özü, şefkati canlı tutarak. Huzuru koruyarak. Vicdanı rahat kılarak. Kalp aklıyla, öğrendikçe doğruluk, iyilik konusunda netleşerek. Bu hayatında, en asgaride, psikolojiye iyi geliyor gibi. Sana, kolay gelsin, gelmesin yaşananlar, ilişkiler, vaziyetler, ne olursa olsun bu hale geçmek gerek sanki. Sakin, makul, içindeki tatlı sakin neşeyi, coşkuyu tekrar tekrar canlandırarak. Bırakmak. Denize bedenini bırakıvermek gibi, tam güvenle. Ahhh, bu his, bu biliş, bu hal var ki, devam ediyor insan. Değil ise; bedenin, kalbin, ruhun yılgınlığı, yorgunluğu, kırıklığı nasıl tamir olurdu? Değişik. Teslimiyet nasip olsun hepimize, tam! Güzel kalplerinizi seviyorum dostlar. Kalpleri güzel olanlarınız çoğalsın!
Dilara Bolay Koç
