Zaten korunduğunu, bildiğini hissetmeye, iyi kötü olmak, kötüleşmek yok ki iyileşmek olsun meselesinin farkındalığına, sevginin kendin olduğunun farkındalığına kavuştuğunda teslimiyete geçişin oluyor. Bunu bilmekten öteye geçmek, olmak! O zaman tek bir halden, oluştan başka, hiç bir tekniğe ihtiyaç duymadığını anlıyorsun. Yahu ne müthiş bir meseleymiş. Nefesinle, ruh, beden, zihin dengenle, dünya ana ve Yaradan ile, kendin ile bağlantınla, sadece olmak, bırakmak, teslim olmak. Olmak!
Şimdiye kadar ki uğraşılarıma da teşekkür ederim tabii ki.🙄😁 Olay, “ol”uş. Bunu bilişe geçmiştim, şimdi farkındalığa geçtim, tam hâl olayım niyetimle. Bunun için arınıp, frekansının yükselmesi gerekiyor, tüm çabaları, “yapışları”, tepkileri, oluşa, hâle geçirmek. Asıl, tek niyet teslimiyet. Şu an ki farkındalığım bu. Ve dolayısıyla bırakmak. Örneğin diyet yerine, hırpalanmak, mücadele, çaba, geçmiş muhasebesi ve gelecek kaygısı yerine, bunlar için bir sürü teknik, uğraşmak yerine, tüm bunları ve negatif duyguları kendinde, bedeninde hissedip, fark edip, sana ait olmadığını da bilerek, yerine iade ettiğindeki, bıraktığındaki oluşta zaten o hale geçiyorsun. Yapmak yerine, oluşa geçiyorsun. Duruşa, oluşa. Olaylardan, kişilerden, yapayımlardan arınmış bir bakışla duruş sergilemek. Sakin bir neşe, coşkulu bir huzur. Sade, ışıklı bir hâl ile meselelere sergileyeceğin duruş sana akıyor. Bu; onu da yapayım, buna da müdahale edeyim, şu teknik şart yapmalarından farklı bir şey. Şu an için geldiğim hâl bu dostlar. Bilgilerinize sunarım. ☺️Burada dönüp ilk paragrafı tekrar okuyunuz. Tam otursun konu. Kalbinizde ışısın. Teslimiyette ne oluyor? Zaten korunduğunu, bildiğini…
🥰Sevgiyle dostlar
Dilara Bolay Koç
