Acıyı, statünü, olayları, kişileri, dram haline getirmek egosaldır, bilinçsizlik, inançsızlıktır, olgunlaşmamış inançsız ruhların, zamana yayılmış, zamana kapılmış, zamanı uzatan ve ilgi isteyen bir bencilliktir, ego, kibirdir ve tamamen zihin işleridir.
Zihin işleri: senin olaylara, kişilere, kendine, dünyaya yüklediğin anlamlar, senin düşüncelerindir. Burada kritik nokta şu, olaylardan, kişilerden, kendinden… bağımsız duyguları bulman! Bağımlılık, acı, üzüntü, korku, kaygı, endişe, öfke, kin, nefret, kıskançlık, eziklik, eksiklik, yetersizlik, kompleks, kibir, yargı… Zihin seni yönettiği sürece bunlar olur ve hakiki huzuru hiç bir zaman tam bulamazsın. Dram! Dram yaratıp durursun. Kıskanırken bile, statünü başarı değerlendirirken bile bir dram yaratıyorsun, için içini yiyor, içinden mutsuzsun. Zihnin seni ele geçirmiş. Bilinçsizsin. Bilinçlilik bunun farkına varıp, duyguyu hissetmek ve sonrasında bırakmak. Bunlar bize ait değildir. Saf sevgi ve ışığa dönüştürüp yerlerine iade etmek, güzel bir seçenek. Belki de işin çözümünün temeli bu seçenek. Ve teslimiyet. Yargılamak örneğin, eleştirerek, yargılayarak ki kilolu, çirkin, zayıf, zengin, fakir, gıcık, ezik, başarısız, başarılı… Herhangi bir sıfatla kendini, kişileri, dünyayı yargılamak. Bilinçsiz tarafın. Zihin ötesine geçmek! Ruh beden zihin dengesi meselesindeki zihni, dünyevi işlerin için yönetmen, yönetim sende!
Duyguları hissedip, bırakmak, teslimiyet meselesinin bedenine yansımalarını görmek. Bedenin ruhsal ile aracılığını hissetmek. Olayı yaşadın, duyguyu hissettin, örneğin acıyı ya da terfi ettin adı başarıyı hissettin, buradan olgunlaşarak, öğrenerek, ilerleyerek, yükselerek çıktın, bıraktın. Enerji anında seni ötesine taşır. Bu his idraki; varoluş farkındalığı, olgunluğu, ışığı, ışımaktır. Zihinsel gelişim, bilgi edinmeler, bilgi dağarcığı seni bilinçsizlikten, bilince, bilinçliliğe ilerletmiyorsa, burada ciddi bir mutsuzluk ve kendin ile dünyaya zarar halin olur.
Şöyle örneklendireyim: okuduğun okul, okuduğun kitap, birlikte olduğun topluluklar, kişiler, yaptığın iş, mesleğin, becerilerinin seni zihnin ötesine, fayda odağına, birlik bilincine, duygu idrakine taşıması yoluyla ancak hakiki bir rahatlık, sevinç, huzur olur. Aksi egosal, kibir içeren, sana ve dünyaya zarar veren, aşağı çeken, manasız bir zaman kaybıdır. Zamana kaptıran, zamana yayan, zamanı uzatan, seni zamana hapseden, gerçeklik dışı bir şeydir. Bunun için bilim, ilim, bilgi, duygu, his, idrak, gelişim, enerji, birlik, bilinç, teslimiyet vb bunların tam olarak nedirini bilmek değil ötesine geçip, his idrakine geçmen gerekir. Teslimiyeti bilmeye çalışmak, teslim olmaya aykırı bir durumdur gibi anlatayım. Teslimiyet, his idraki ardından, bırakışlı bir oluşla, belki anlatılabilir. Bunu “kendin” hissetmen gerekir. İçsel, ışıklı, barış içinde bir bırakış. Yani müdür, ceo, ana, baba, evlat, zengin, fakir, güzel, çirkin, başarılı, başarısız vb olman (dünyevide olman, yoksa bir “şey” olduğun yok) kendini ve hayatını ve hayatı ciddi bir şey zannetmenden ibarettir. 🙄😃 Olman gereken sadece olmaktır. Oluş! İnsan ötesinde bir varlık, varoluş bilincisin. Kendine, statüne, kimliğine, yaptıklarına, sahip olduklarına “bağımlılığını” bıraktığındaki halin, olduğun andır. Daha doğrusu oluşu hissettiğin ya da hissetmeye yola çıktığın andır. Ha burada tabii bir mesele de, an! Anın farkındalığı ve teslimiyet, birlikte seni varoluşa kavuşturur. Çünkü müdür, ceo, akrabalık, ana, baba, evlatlık, dostluk, para, statün, okulun, mesleğin, konumun, imkanların…seni geçmiş ve gelecekte, zamanda ve yapmakta tutar. Delilik gibi bir şey. Delirmiş gibisin. Bir baksana kendine aile, arkadaş ve akrabalıklarla konumunla, işinle, mesleğinle, statünle yaptıklarına, mücadelene, arayışlarına, görülmeye çabalarına vb. Halbuki aslolan sadece an ve oluştur. İçinde hafiflik, rahatlık, sevinç, huzur var mı? Sorusu ile ilerleyebilirsin. Halimde, içimde bunlar var mı? Ve günde en az iki kere durup, nefes alıp, bırakmak ile. Bırak bakalım, bedeninde neler olacak? Zaman mücadele, an oluştur. Tam ve hakiki huzur. Asıl güzellik ve ışık.
Dilara Bolay Koç
