Yargısızlık; tüm meselenin çözümü sanırım. Şu an ki geldiğim nokta itibariyle tabii.
Meli, malılardan arınmak, böyle olmalı, şöyle yapmalı, şunu yapmamalı… dünya kötü, şu şöyle bu böyle… evin şöyle olmalı, kıyafetin bu olmalı, o olay kesin böyle, o kişi şöyle, çalışkan, başarılı olmalısın, tembelsin, başarısızsın, sana botoks şart, dudağın…saçını beğenmedim, vay şu, vay bu… Evlatlar, ana, babalar, arkadaş, sokaktan geçen, videoda gördüğün, tanıdığın, tanımadığın, kendinle ilgili, işinle, ilşkilerinle ilgili hep bir yorum, eleştiri, yargı ve meli, malı hali. Yani çok yargıda biri değildim, anlayışlı, sevgideyim genelde, yine de vardı vardı vardı, hala var. Arınmak ve temizlenmek niyet ettiğimden beri, yerine, olanı sevmeyi, kabulü koyup, odağımı teslimiyet ve şüküre, akışa, ana ve kendimin iç dış güzelliği niyetine koyduğumdan beri müthiş ferahım.
Kesin doğru musun? Tek doğru? Kesin doğru mu? Net doğru sen misin? Emin misin? Kimin konusu? Senin mi?
Her şey ve herkes olması gerektiği gibi.
Ve onlar senin meselen değil. Senin meselen sensin.
Ve sen ne kadar yargıdan arınırsan o kadar dünyanın, senin dünyanın güzelleştiğini görüyorsun. Dostum; bugün hayvanlar, ağaçlar, insanlar için yapman gereken ilk ve temel şey içini, dilini, sözünü, niyetini kendin ve başkası ve dünya için, kişilik, iş, görüntü, sahip olduğu şeyler vb yaptığın yargıdan arındırmak. Ettiğin küfürden, öfkeden, kinden, kıskançlıktan, kıyastan, beğenmemezlikten, eleştiriden, gördüğün eksik ya da fazlalardan, değer biçtiğin sıfatlardan, kaygıdan… negatif tüm yorumlardan, sözlerden, duygudan, düşünceden. En sıradanından, en derinine…
Yargıdan, negatiften temizlenmeyi niyet ediyorum. Diyerek başla. Oku, kendini, halini, sığlardan derinlere ak, derinleş, ruhun demlensin artık. Güzel ol yahu. Sana ne? Haddini bil, işgüzarlığı bırak, sığ alanlar bunlar, derine geç, yüz, bırak kendini suya, kendini hisset.
Dilin, sözün, niyetin, halin arındıkça ferahlayacaksın ve de dünyayı ferahlatacaksın.
Dilara Bolay Koç
