Dilara Bolay Koç

Dilara’nın Kaleminden

Neden? Sor. Neyi neden yapıyorsun? Sor

Neden? Sor. Neyi neden yapıyorsun? Sor

İyi, kötü dediğimiz her şeyi sosyal ortamda ve sosyal medyada paylaşmak hatta defalarca paylaşmak? Konuya göre bazısını aylık, yıllık, periodik döngülerde tekrarlayarak paylaşmak?

Bir “bilgi”, “haber” niteliği taşımıyorsa, geliştirici değil ise neden paylaşılıyor?

Ya da ürün satışı vb bir şey değil ise, maddi kazancın ya da geliştirici, fayda veren ürettiğin ürün için mecbur değil isen? Kendime de soruyorum size yazarken. Zamanında günün abartıları kadar hiç olmadım ama ben de mini mini yaptım. Frekans yükseldikçe hımm diyorsun, başka bir şey var burada. Ve ihtiyaç da duymuyorsun ayrıca. Sevgi ortamları, neşe halleri sevgi akıtıyor, frekans yükseltiyor diyelim. Ya da hoş olmuşsun o gün, arkadaşlarınızla bir mutluluk ortamı, haydi huzur, neşe yayılsın diyelim. Bunu dünyevi bir “imzaya” bağlamak neden? Ne gibi? Şöyle:

Doğum, ölüm, düğün, karne günü, mezuniyet, sınav sonucu, işte yapılanlar, iş konuları, toplantıları, işteki statü, konum ne ise veya terfisi, alışveriş, kıyafet, yemek, ev, araba, gittiğin şehir ülke… Eğer geliştirici bir şey değil ise, özel ve dünyevi hele ki evinin kazancı için çalışıyorsan, topluma katkını belirtmek değil ise, yaptığını paylaşmak içinse, üzüntün, dramın, statün, işin, mesleğin, yediğin yemek, gittiğin ülke, tırnak içinde ve sana göre “başarın”, şuyun buyun eee? Rol modellik mi amacın? Geliştirmek mi insanlığı? Hımm acaba? Öyle ise yöntemin bu mu? Soralım hep birlikte. Hayat olaylarını, dünyevi olayları saf, içsel, özsel, özünden, öz yaşamak içgörüyü geliştiriyor ve asıl denge burada. Dışarıya doğru, dışarıda yaşamak? Dışarda, dışarı için, dışarıya yaşamak? Sormalı. Görülmek ihtiyacın, göstermek ihtiyacından mı? Sevilmek, beğenilmek, takdir, onay ihtiyacından mı? Değer görmek? İlgi görmek? Var mı buna ihtiyacın? Sevincini, üzüntünü, tırnak içinde başarını paylaşmanın doğru yöntemi ve adresi bu mu? Ya da şart mı? Seni ve insanlığı geliştirici mi? Katkısı var mı? Konu dışarının görmesi, duyması mı? Bu ara varoluş, anın, kendinin farkındalığı ve teslimiyet çalışmalarımı arttırdım. Buna odaklandım. Bu yazım bu sürecin mini bir konusu. Devam edeceğim bu yol sürecinde öğrendikçe. Buralarda mesele sadece iç, içsel, öz. Sade, saf ve özsel. Bu bir yol, bu bir süreç, hepimize nasip olsun.

Dilara Bolay Koç

Etiketler :
Paylaş :

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dilara Bolay Koç

Çok değerli okuyucularım, Yayımlanan kitaplarımın yanında, yazılarımı güncel olarak sizinle paylaşacağım. Yaşama dair gözlemlerimi, neşemi, coşkumu, hüznümü, duygularımı ve düşüncelerimi sizinle paylaşma fikri beni halen çok heyecanlandırıyor. Aklımda, içimde kalmasın, sizinle paylaşayım, rahatlayayım istiyorum; buradan sohbet edelim istiyorum. Sevgiyle, huzurla, neşeyle, ışıkla…

Son Yazılar