Hayat oyununa kapılıyoruz.
Yunus’un dediği gibi; Mal sahibi , mülk sahibi ,
Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan
Oyalanıyoruz, rollerimizi oynuyoruz, bilinçli bilinçsiz rollerimize biz de inanıyoruz, kaptırıyoruz.
Rol yapmaktan var olmaya geçiş yolundayım dostlar. Yolda ilerledikçe kendim dahil insanın; olaylara, doğuma, ölüme, düğüne, aile, akraba, dost, eş gibi kavramlara/rollere, işe, konumlara, paraya, okula…, kendi hayatında ve dünyada olanlara tepkilerini, bakış açılarını, hallerini, onlar karşısında yaptıklarını ilginç bulmak seviyem her an artıyor. Tarifini şu an tam yapamadığım, yapabilmeyi dilediğim, anlaşıldığım, benim de daha da, tam anladığım gün/an hepimizin sonsuz mutluluk, ışığa kavuştuğumuz gün/an olduğunu bildiğim.
Varoluşa, öze, hakikate yolculuğum kolaylaşsın, ferahlasın, güzelleşsin. Birliği, bütünlüğü daha da daha da hissedeyim. Bütünleneyim, bütünleştireyim. Mutluluk, huzur olsun. Saf sevgi ve mutluluk. Öz bu. Bu bilgiyi özümseyeyim, içten, içimden, kalbimden, ruhumdan hissedeyim. Ve bu yayılsın dünyaya.
Amin.
Dilara Bolay Koç
