Sonuna kadar, tamamen temizlenmesi mümkün, sefil, kirli kalplerin bu dünyadan.
Doğaya, canlıya, her şeye, yaşama, yaşamlara zarar verenlerin yok olması mümkün.
Öyle ki adalet için mahkemelere, yargıya ihtiyaç duyulmasın. Adaleti, asalet olarak doğalında hissettiğimiz bir dünya. Bunun olması nasıl bir his olurdu? Yeter ki dostum, niyetini koy. Ama önce kalbine bak bakayım, kalp aklını dürüstçe bir kurcala! İçinde neler var? Mesela kime karşı adaletsizsin, kıskançsın, dedikodudasın, kimi kandırıyorsun, yargılıyorsun, eziyorsun, dışlıyorsun, kibirli misin, sağlıksız egon? Yalan söylüyor musun? Dürüst müsün? Maddi, manevi üçkağıtçı, oyuncu musun? Çıkarcı mısın? Haksızlık ettiğin oluyor mu? Art niyetli misin? İftira atıyor musun? Haksızlığa, adaletsizliğe, birine ya da kendine yapılan kötülüğe susuyor musun? Önce kendin bir adil ol! Adil olanımız arttıkça ve olmayanlar azaldıkça, onlarla birlikte susanlar da aynı kefede yok olmaya yüz tutarlar. Buna inancım tam. O zaman, o an, adaleti, asalet olarak doğalında hissettiğimiz bir dünyaya kavuşuruz. Bunun olması nasıl bir his olurdu? Hep birlikte yaşarız.
Dilara Bolay Koç
