Dilara Bolay Koç

Dilara’nın Kaleminden

Boyut

Boyut

Bugün 2 yazı

Müzik ve kitaplar, kendini bırakarak, kalıpsız, şekilsiz dua ve meditasyon yalnız olmadığının, zengin olduğunun, mutluluğun mesajlarını direkt kalbine akıtırlar. Ve saf aşk, saf sevgi ve sonsuz mutlu olduğunu, müthiş bir ışık varlık olduğunu anlamaya başlarsın; her şarkının, melodinin, her okuduğun satırın, her dua ve meditasyonun ardından.

Dilara Koç

Frekansta, idrakte, şuurlulukta yükselmek için kendine dönüş, buluş, analiz…önemli diyoruz ya. Bunun için şu keşfedilmeli, anlaşılmalı. Kalıplar ve şekillerle ilerlemek geriletir ve bence biraz da tehlikeli, ayrıştırır. Halbuki kendine dönüşün ilk idrak konularından biri ayrılık, ayrıcalık, ayrışmak değil, birliktir, bütünlüktür. 2. Keşif, anlayış şu olmalı ki, bu kalıplardan, şekillerden seni arındırır; nedir bu? Bilim, ilim vb bize bilgi akıtan araçlar diyeyim, her an değişenler aynı zamanda, bunların da ötesine geçmek. Şöyle özet bir açıklama ile; fiziksel, zihinsel ve spiritüel (tek kelime ile açıklamaya çalışayım bu kısmı, spiritüel diyerek) bakışla bilime, ilime bakmak!! Dünyevi bakış, fiziksel, somut, zihinsel bakışla olan şu an ki bilimin boyutu? 2 boyutlu. Dünyada 2 boyutludayız. Peki bu 2 boyutlu bilim diyeyim, nefesi, nefsi, çakraları, çakra bilinçlerini, ölümü bize “net ve kesin ve tam ve değişmez” bilgilerle anlatabiliyor mu? Cevap veriyorum öğretmenim: Hayır. Açıklanamayan bir şeyin, somut olarak bu boyutta ve bu boyutla izah edemediğimiz bir şeyin, neden ötesinin olma olasılığına itiraz? Bilim mesela şüpheye dayanır ki zaten. Şüphelen, analiz et, incele, bununla birlikte bunu yaparken yükselerek, ilerleyerek yap ki, aş! Dostlarım; her konuya, dine, dile, zihne, bedene, yaşama, duygu, düşünceye…vb her konuya, “en az” 3 boyutlu bakacaksın ki, evreni, kozmosu, bedeni, bedenimizin enerjetik taraflarını, hayatı, doğayı şu ankinden kat be kat daha idrak edesin. Duygu, düşünce, davranış ne?, geçmişin ve negatifin fiziksel bedene negatif yansımalarını, sözün, düşüncenin gücünü…birçok konuyu tam anlamasan da, belli seviyede 2 boyutludan bakmanın ciddi eksik olduğunu göresin.

Dualitenin burada olduğunu, bir yerlerde bir dualitesizliğin de olduğunu idrak edeceksin, hissedeceksin. İş fizikselin ve zihnin ötesinde dostum. Öyle olmasaydı, en kolay örnek ölüm “net ve kesin şudur” diyebilirdin. Bir denge ile bu konuyu kavrayamadığın için, kolayca köle oluyorsun, kandırılıyorsun, korkuyorsun, depresif oluyorsun, acı çekiyorsun, sıkıntılar çekiyorsun, boşlukta hissediyorsun, ilkel istekler, hazlar peşinde dengesizce, taşkın, hırsla, manasızca koşuyorsun, cinsellik, para, gereksiz, dengesiz, hakikatsiz sosyallik vb. Velhasıl dostlarım, fiziksel, zihinsel, spiritüel (fizik ötesi, somut ötesi, duygu, düşünce ötesi bambaşka saf sevgi ve ışık bilginin var olduğu…), en az 3 boyutlu bakmaya başla, ne demek istediğimi anlayacaksın. O zaman dualitesizliği de idrak edeceksin. Ve o an, kendini bilip, kendini bildikçe de, kendine ve dünyaya faydanın önemini kavrayacaksın. Frekans yükseldikçe, “konularının, konuların, olaylarının, olayların”, “olmadıklarının” idrakine varacaksın. Sonuç; müthiş hafiflik ve sonsuz bir huzurlu coşku.

Dilara Koç

Etiketler :
Paylaş :

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dilara Bolay Koç

Çok değerli okuyucularım, Yayımlanan kitaplarımın yanında, yazılarımı güncel olarak sizinle paylaşacağım. Yaşama dair gözlemlerimi, neşemi, coşkumu, hüznümü, duygularımı ve düşüncelerimi sizinle paylaşma fikri beni halen çok heyecanlandırıyor. Aklımda, içimde kalmasın, sizinle paylaşayım, rahatlayayım istiyorum; buradan sohbet edelim istiyorum. Sevgiyle, huzurla, neşeyle, ışıkla…

Son Yazılar