Kendine sorup, yargısız, objektif hissini ortaya çıkarabiliyorsan…
Örneğin:
Kıskanıyorsan, yargılıyorsan, kızıyorsan, öfkeleniyorsan, bozuluyorsan, utanıyorsan, suçluyor ya da suçluluk hissediyorsan, utanç, yalnızlık, değersizlik, yetersizlik, çaresizlik, güvensizlik, şüphe, yorgunluk, özgüvensizlik… Olaylardaki, her andaki durumuna bak. Konuşmalarına bak. Görülmek, sevilmek, beğenilmek, takdir ve onay ihtiyaçların var mı? Nazar değer, o yapmış ben de yapayım, onun var benim de olsun, maddi, parayla ilgili en minisinden büyüğüne, benim de olsun, ben de gideyim, en mini “istekten”, hırslara kadar… Kendisi, eşi, çocuğu başarılı, güzel kıskanıyorsan, başarıları içten takdir edemiyorsan. Eksiklerini, üzüntülerini negatif herhangi bir halini gizliyor ya da onlar yokmuş gibi davranıyorsan. Gibi gibi. Bunlar ben de yok diyorsan da. Çünkü bunları aşmak, bırakmak yolu öz yolculuğu. Bunları keşfedip, sevgiyle yolcu etmek… Herkes için, hepimiz için. Yargısızca bak, kendine sor, bu olayda, bu durumda, bu sözümle ne hissediyorum? Bana ne hissettirdi? Hissi bul ve sevgiyle yolcu et, bırak. “Bunu yaptığın her an”, dünyadaki bir şeyleri de eş zamanlı ışıtıyorsun. Net.
Sevgiyle dostlar
Dilara Bolay Koç
