Bugün 2 yazım vaaa dostlarıımm
2 şeyi keşfettim öğretilerimde;
1-dua/niyet
2-en az 1-2 kişiye ışık tutmak, şifaya aracılık etmek, destek olmak vb
Keşfin asıl, ana sonucu şu: Yüksek zekadan, ana kaynaktan, Yaradan’dan, yardım almak için 2 şifrenin bunlar olduğuna inanıyorum. Tabii artık sen neye inanıyorsan ya da ne ile yaşadığını, var olduğunu düşünüyorsan ya da inanmayıp, düşünmesen de, böyle bir sistem var bence. Duaların, niyetlerin, sözlerin ne ise o oluyor 1. Bu dünyaya gelişinin en önemli konusu kendini bulmakla, öze yolculukla eş zam”an”lı dünyaya, en az 1-2 kişiye ışık tutmak, katkıda bulunmak. Bu 2 şifre, seni ilerletiyor, yükseltiyor, yaşamınu kolaylaştırıyor, anın, akışın tadına varmanı sağlıyor, çünkü bence bu 2 şifre ile kapılar açılıyor ve yardım alıyorsun. Ne dersiniz güzel dostlarım? Hımm? Diye soruşlarınızı severim.
Dopamin meselesi ile mental hal meselesi enteresan. Daha önce de yazdım ki çoğu uzman zaten anlatıyor. Dopamin beynimizin salgıladığı hormonlardan birisi. Beynimizin motivasyonla ilgili kısmıyla ilgili olan önemli hormonlardan birisi. Bu ara çalışmamız gereken şeyin bu konular olduğuna inanıyorum. (Şu an için bilgi bu) Çünkü sosyal medya, şehir yaşamı, kollektifteki oyunlar bizim doğal, organik olmayan diyebiliriz, dopamin salgılamamıza sebep oluyor. Bununla kendimize, öze yol alamayız. Ve hakiki coşku bize uğramaz. Daha önce yine yazdım, haz başka, mutluluk başka, mutluluk sanrısı ile hakiki mutluluk başka şey. Sosyal medya bizi kapana sıkıştıran, bu konudaki en başarılı şey. Ne yapıyor? En önce kötü, korkutucu haberlerle bizi aşağı çekiyor. Merak ile organik olmayan bir dopamin salgılıyoruz. Yiyecek içecekler, kıyafet, moda, model, manken, pornografik içerikler, dedikodu denilebilen başkalarının yaşadıkları, gittikleri yerler, boşanma hikayeleri, fenomen denilen kişilerin paylaşımları vb bağımlılık yaratıyor. Hızlı değişen içerik seni yakalıyor ve cezbediyor, sanki keyif veriyor, sanki diyorum çünkü o kısa süreli ve organik olmayan bir haz! Aynı şekilde dizi, film, özellikle cinsel, şiddet, savaş vb içerikler, bilgisayar oyunları, gece hayatı, alkol, sigara ve muadili ürünler, elektronik sigaralar, purolar, pipolar, popülarizm işleri, abur cuburlar, fast food, partilemek (yeni kullanılan dilde♀️), dedikodu, geyik muhabbetli buluşmalar… Bunları hiç mi yapmayacağız, bizi uyuz mu yapacaksın Dilara diyenlerinizi severim.☺️Bence yapmamaya çalış ya da içlerinden hakikisi olabilenlerden, “hakikisini, dengede” uygulamaya çalış, dost buluşmalarını mesela. Tekrar edeyim sen hakiki, dostun hakiki, muhabbetin hakiki olacak! Dozu kaçmayacak, dengede olacak! Velhasıl bir şeylerde denge şaştığında ki bu dengenin en önemli konusuna geliyorum şimdi:
Kendinle, kendine, öze doğru yoldan, kendinden uzak olduğun her an, frekansın düşüyor ve orada kilo, stres, cilt sıkıntıları, el, vücut titremeleri, felçlik, göz, kulak, mide, bağırsak sorunları, tiroid, kabızlık vb. Mental olarak da huzursuzluk, tatminsizlik, arayışlara girmek… Bunları görelim. Kendimizde bunlara bakalım. Kendimden örnek vereyim, ne zaman almak vermek dengesi, kendimle olmak gibi konularda dengeyi bozuyorum, çat cildime, kiloma vuruyor. Gelin birlikte çalışalım. Bakalım ve görelim. Ellerin mi titriyor, sinirsel bazı dışa vurumlar mı var, kabızlık, geğirme…ne var? Bunu “gör”. Sağlıklı, hakiki, doğal dopamin üretmek mümkün mü? Bunu önce soralım. (Şu an sizinle birlikte bende çalışıyorum.) Düşünceyle bu yapılabilir mi? Duyguların ötesine geçebilir miyiz? Çok ya da az ne yaptım bu ara? Varlığımın, enerjimin dengesiyle oynadım mı? Varlık durumumu değiştirmeliyim sanırım. Bunun için eski “negatif” alışkanlıklarıma, yaşam, duygu hallerime geri dönmemeliyim. Belki bazı aynı insanlarla görüşmeleri bırakmalıyım. Hislerimi ve davranışlarımı kontrol eden şey dış çevre!!! Bundan dolayı her şeye, herkese, her konuya, duruma, her söylenene anlamı yükleyen ben miyim? Olayları, yaşananları dramatize ederek mi kendimi yücelttiğimi, başarı hikayesi olduğumu falan sanıyorum. Dış çevreye neyi ispat etmeye ve neden ispat etmeye çalışıyorum? Varsa bu gibi hallerin bak kendine dostum. Dış? Bizim asıl meselemiz iç, içimiz. Canım içim.Tüm bunların yönetimini ben kendim elime almalıyım. İşimi, parayı, maddeyi, maneviyi, yardımı vb her şeyi “dengelemeliyim”. Bunun için yapmam gereken ilk şey kesin karar vermeliyim! Ve korkudan şüküre geçiş yapmalıyım. Yaşama, varlığıma, içimin güzelliğine minnettar olmalıyım. Bunu bu ara, şu an ki bilgimle dostlarım, meditasyon ile teslimiyete geçiş, bırakışla, anın ve akışın tadına vararak yapıyorum. Çalışma şeklim bu dostlarım. Bu çalışma frekansı yükseltiyor. Anda frekansı yükselten bir enerji var. Müthiş his! Kendim müthiş hissettiğim için sizlere de şifası aksın niyetiyle paylaşıyorum. Meditasyon ve dünyaya, en az 1-2 kişiye katkım olursa niyetimle yol alıyorum. Tabii içten, olduğum gibi, bildiğimce, öğrendikçe. Yoldayız. Yoldan çıktıkça, yolda ilerliyoruz. Olabildiğince yolda kalalım, içimizdeki coşku hep bizimle olsun.
Dilara Bolay Koç
