Yazım biraz uzun. Az biraz tırnak içinde teknik bilgi vb içeriyor. Önerim okuyun, anlamadığınız yerler ve/veya daha bir özümsemek için tekrar tekrar okuyun derim. Seçim senin dostum, kendine hediye et bu yazımı derim.
Hipofiz bezi, epifiz bezi, üçüncü göz, altıncı çakra…İlginçtir ki aslında hiç de ilginç değildir☺️, bu konu filozoflar, ilim ve bilim insanları tarafından irdelenmiş bir konu.
Şöyle sorular da var. epifiz, ruh ile beden arasında bir irtibat noktası? İnsanlar, geceleri uykuda ve yüksek yerlerde dağlar gibi metafizik alemlere açık olmaya daha yatkın olurlar, bunda epifiz bezinin etkisi? Gece ibadetleri, meditasyonlarının bu açıdan önemi? Epifiz bezinin üçüncü göz (6.çakra) olarak adlandırılması? Dokusal olarak göz yapısına benzemesi (kornea, retina). Şöyle önemli bir farkla, gözlerimiz ışığa duyarlı, fonksiyonları ışık girdiğinde devreye giriyor, pineal gland (epifiz bezi) ışık kesildiğinde işlevselliğine başlıyor. Işık, göz, retina, epifiz bezi arasındaki bağlantı tarihin bazı dönemlerinde mistik ve ezoterik kabul edilmiş. Epifiz bezi için ‘üçüncü göz’ tanımı bundan da kaynaklanıyor diyebiliriz. Bilgiye göre epifizin en önemli salgısı olan melatonin sadece karanlıkta salgılanıyor. Gece 11 ile sabah 5 arası en yüksek düzeyine ulaşıyor. Bir bilgi daha, epifizden salgılanan pinolin, DMT, 5-MeO-DMT gibi moleküllerin, insanın uykusunu getiren melatonin ile eş zamanlı salgılanmaları. Bir teoride beyin epifizi 7. çakranın salgı bezi olarak yorumlanması. Fransız filozof Rene Descartes, ruhun epifiz bezinde bulunduğunu, orayı tüm düşüncelerimizin oluştuğu yer olarak değerlendirmesi?
Öyle bir konu ki; hipofiz, epifiz bezinin bedensel, fiziksel, ruhsal farklı boyutlarda etkisi var. Anlatıma göre; üst beyin merkezinden gelen emirler, hipotalamus vasıtasıyla hipofize iletilir ve hipofiz bezi hormon salgılamaya başlar. Kan yoluyla vücutta ilgili yerlere ulaşan bu hormonlar, tiroit bezini, böbrek üstü bezleri, cinsiyet bezlerini uyararak hormon salgılamasını sağlar. Beynin üst merkezlerinden gelen emirler hipotalamusa ve oradan da hipofiz sapı aracılığıyla hipofiz bezine iletilir. Hipofiz bezi de hipotalamus ve ayrıca dolaşımdan gelen uyarılar doğrultusunda vücudun ihtiyacı olan hormonları salgılar, bu hormonlar da diğer endokrin bezlerin çalışmalarını düzenler. Böbrek üstü bezleri, kortizol isimli hayati hormon salgılanmaktadır. Bunun kontrolü de yine hipofiz (ACTH) hormonunun kontrolündedir. Ve DMT hormonu, DMT hormonu beyin dolaylarında bulunan epifiz bezi tarafından salgılanan 3 hormondan biri. Epifiz bezinin salgıladığı diğer hormonlar melatonin ve serotonin. Sinir sistemine sahip olan tüm canlılarda DMT bulunur
Yine bilimsel bir anlatımdan alıntı; Epifiz bezi hipofiz bezinin arka kısmında bir oyuk içinde bulunan bezelye tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz bezi (pineal bez) omurgalıların çoğunda bulunan, melatonin üreterek günlük ve mevsimsel döngülere adaptasyonu sağlayan, beynin ortalarında bulunan bir endokrin bezidir.
Bilgiye göre hormon üreten epifiz bezi olmasa, epifiz bezi tarafından salgılanan hormon direkt olarak yaşamımızı ve gelişim sürecimizi olumsuz etkiliyormuş.
Epifiz bezinin işlevi hormon salgılamak. Salgıladığı hormon ise melatonindir dedik. Melatonin uyku düzenimizi sağlayan hormon. Epifiz bezi melatonin hormonunu üreten hücreler olan pinealositleri içeriyor. Salgılanan melatonin sayesinde gündüz – gece ayrımı yapabiliyor, uyuyabiliyor, gelişebiliyor ve büyüyebiliyoruz.
Salgılanan melatonin hormonu, insanın endokrin sistemini düzenliyor. Bir meselesi daha; sirkadiyen ritimler, kişinin her gün aynı saatte yorgun hissetmesine, uyumasına, uyanmasına ve tetikte hissetmesine neden olan sinyaller de dahil olmak üzere vücudun günlük ritimleridir. (Sirkadiyen ritim; dünyanın kendi ekseni etrafında yaklaşık 24 saat süren dönüşünün canlılar üzerinde oluşturduğu biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal ritimlerin tekrar edilmesi gibi bir tanımı var. Bir tanım da; Sirkadiyen saat bitkilerin, hayvanların, mantarların ve siyanobakterilerin 24 saatlik zaman içerisindeki biyokimyasal ve psikolojik davranışlarının bütünüdür.) Epifiz bezi vücudun sirkadiyen ritimlerini düzenler bilgisi var. Epifiz bezi, sirkadiyen ritimleri düzenlemeye yardımcı olan melatonin hormonunu salgılar diyebiliyoruz dolayısıyla. Melatonin kişinin maruz kaldığı ışık miktarına göre üretilir. Epifiz bezi karanlık olduğunda daha fazla melatonin salgılar. Kan dolaşımı onu vücudun farklı bölgelerine taşır, burada reseptörler uyku ihtiyacını belirlemek için melatonini alır. Bir başka etki; epifiz bezinin işleyişindeki azalma kemik metabolizmasını etkileyebilir. Yer yön bulmayı etkiler.
Eğer Epifiz bezi uyandırılabilirse, öğrenme ve hafıza yeteneklerimizi güçlendirir. Sezgimizi, ilmimizi ve yaratıcılığımızı geliştirebilir. İnsanların şifa verme yeteneklerini tetikleyebilir, mutluluğu artırır ve spiritüel yeteneklerini güçlendirir yorumları var. Anlayacağınız dostlar, 7 nefsi, 7 çakrayı, 7 enerji kaynağını (bu konudaki yazımı blogumdan okuyabilirsiniz.) iyi anlarsak, bedensel, ruhsal, zihinsel olarak daha dengede, daha sağlıklı oluruz ve mutlu. İlginç değil mi? Aslında bence değil. Bedendeki bir merkez, bir yerin, ruhani, ilahi, metafizik alan ile ilişkisi olabileceğini ilim, bilim, metafizik, ezoterizm, hatta Şamanizm, hatta hemen tüm din sistemleri incelemiş aslında. Ve bunu bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde yaşıyoruz aslında. Geleceğim sonuç değerlendirme şu; işin ister bilim, ister ilim, ister metafizik vb vb tarafına inan yapmamız gereken şeyler:
uyku, kullanılan ilaçlar, bağımlılıklara dikkat etmek, doğanın sistemine uyumlu beslenmek, fazla ışık, az ışık meselesine günün anlarına göre uyum göstermek. Pozitif, saf sevgi ve ışıkta duada, niyette olmak. Toksin olan insan ve her şeyden arınmak, uzak durmak, kendimizi fiziksel, ruhsal korumak. Akış ve anı bilip, ona göre davranmak. Doğadan faydalanmak, sadece yiyecek olarak değil, üzerlik otu, defne, adaçayı yakmak, sandal ağacı, lavanta, portakal kabuğu yağlarını suda yakmak… En en en önemlisi, her gün sabah kalkınca ve gece yatmadan en az 5 dakika tercihen 15-20 dk uzanarak veya dik oturarak sessizce durmak, hatta olabildiğince duayı bile, niyeti bile bırakmak, ihtiyacın olan tüm saf sevgi ve ışık enerjilerin, bilgilerin sana akmasına izin vermek. Ara ara da buna ek olarak ya da bu dua/ibadet/meditasyon halinin içinde çakralarından, yukardan aşağıya bedeninin içinden dışından, epifiz, hipofiz bezinden, kalbinden vb enerji, ışık akışını düşünmek, hissetmek, imajine etmek. Bunu da, dünyevi alanı da, hayat tatbikatını da, ruhsal beslenmeyi de dengeli, dozunda kılmak. Bunu yaptıkça dostum, kas testin, sarkacın, tüm araçların bedeninin ve ruhunun olduğunu keşfedeceksin. Offf, sonsuz şükür, müthiş his.
Herkese nasip olsun. Severim sizi dostlar.
Dilara Koç

Kalemine, bilgi akışına, aktarımına teşekkür ederim. Her insanın dilini dinini kendinin drak, bilinç ve kendini görmesi keşfetmesi dileğiyle
Meditasyon insanın kendini nefesini dinlemesi anda kalması. Her insanın dilini dinini kendinin idrak, bilinç ve kendini görmesi keşfetmesi dileğiyle ????emeğine sağlık ????????