Dilara Bolay Koç

Bilinç ve İyilik

Yeni dünya düzeni, kıyamet vb denilen meseleler bir bitiş olmakla birlikte bir başlangıç! Kim için, nasıl yani? Tam! Gri yok, ya siyahsın ya beyaz. Ya saygılısın, ya çıkar vb için sustum yoksa saygılıyım yok. Ya duruştasın, ya şu bundan dolayı istisnai davranıyorum yok. Sokaklarda, sosyal medyanda sözde ülken için eylem yapıp, arkadaşına yapılan haksızlığa tam […]

Sende

Işık bedenleriz, ruhsal varlıklarız. Bendeniz de belli süreçlerden geçtim. İlk başlarda rehber arıyorsun, gruplarla çalışayım, rehberlerle çalışayım, şu sistemi, şu tekniği öğreneyim diyorsun ve ruhsal olarak ilerleyeyim, uyanayım, yükseleyim diyorsun. Şifayı, ilerlemeyi başkalarında, aslında dışarıda arıyorsun. Sistemin, rehberin ta kendisi sensin. Bu noktaya geldiğinde off müthiş his. Zaten sende olan ışık bedeni aktive ettiğinde ve […]

Sevgisin sen, sevgi kal, sevgi, ol!

Sevgiyi öğrenmek! Sevgi bir duygu değildir, bir eğilim, bir çekim değildir. Sevgi (koşulsuz sevgi dediğimiz şey) bir oluştur. Ve öğrenilir. Annen seni emzirdi diye, baban kocan amcan annen teyzen patronun vb para veriyor diye, kocan karın sevgilin seni beğeniyor diye, evladın seni sayıyor diye, aynı ideolojidesin, aynı inanç sistemindesin, aynı ırk, din, dildesin diye vb […]

Yeniden uçarız

Can kuşum Kalp yorgun Ele karışmış Yere düşmüş gönül Yine de belki Sanki evet Yeniden uçarız Bir gün Dilara Bolay Koç

“İnsanlıktan uzak insanlığıma yakın” yazmış kendisine filozof dediğim bir dostum. Oldukça aynı noktadayım. Dünya, insan sıkıcı itici geliyor. Farkındalığım arttıkça farkındalıksızlıklar…. Herkes haklı, iyi, güzel, biliyor… Bir tuhaf haller. Herkes Spiritüel, şifacı, üstat, öğretmen, lider, dindar, yönetici, müdür, ceo, hoca, herkes ideal anne, baba, evlat, kardeş, arkadaş, dost….Zengini ayrı, finansal mücadele edeni ayrı…Siyaseti ayrı… Arkadaşlık, […]

Bilsin bilmesin sarılıyorsun

Anlık zevklerle, geçici hazlarla oyalanma alanı dünya, bir noktadan bakınca. Ne zaman/an bunun üzerine çıkıp, ruhsalını, kalbini açarsın o zaman/an “hakikaten yaşarsın”, artık ve o andan sonra. Bu hal; yüzeysel, yarım yurum, eksik, eş, sevgili, arkadaş, dost, ana, baba, kardeş, evlat, iş, özel her tür ilişkinin manasızlığından kendine, insana, doğaya, canlıya, hayata şefkate, öz şefkate, […]

Senin meselen sensin

Yargısızlık; tüm meselenin çözümü sanırım. Şu an ki geldiğim nokta itibariyle tabii. Meli, malılardan arınmak, böyle olmalı, şöyle yapmalı, şunu yapmamalı… dünya kötü, şu şöyle bu böyle… evin şöyle olmalı, kıyafetin bu olmalı, o olay kesin böyle, o kişi şöyle, çalışkan, başarılı olmalısın, tembelsin, başarısızsın, sana botoks şart, dudağın…saçını beğenmedim, vay şu, vay bu… Evlatlar, […]

Hayat=sen

Hayata, yani kendine… Hayat ne? Sen kimsin? Hayat sensin. Sen ne isen, hayat da o. Kalıplar, kodlar, kurallar, şartlarla, yasaklarla değil, kendiliğinden, akışla… İnsan olmak, öz için kalıplara, kodlara, kurallara, şartlara, yasaklara ihtiyacın varsa doğru yolda değilsin, gerilemektesin. Dilin, sözün, duruşun, halin, yaşamın; kendiliğinden, oluşunu, özünü hatırlayarak güzelleşir, ışır, mis olur, her an ışıkla ilerler. […]

Kaç tl maaş alıyorsun? Aa şu kadar maaş alıyormuş. Nerelisin? Adana da sorulur, kimlerdensin? Arabanın markası? Telefonun …kaç? Iphone kaç gibi? Evin nerede? Kaç mkare? Hangi semtte oturuyorsun? Tarla bahçe mal mülk? Mesleğin ne? Ne iş yaparsın? Dünyada nereleri gördün, nerelere gittin? Elbiseni, gömleğini nereden aldın? Gittiğin konser, tiyatro, film, yer, mekan? Yediklerin? Akraba? Aile? […]

Kristal yıldızım

Özel olmaya, sevilmeye uğraşmak? Güvenmek? Hepimizin varoluşu özel ve sevilesi. E insan hasta diye ben güvenmeyeyim mi? Kin mi tutayım? Bu hakikate, öze yol olur muydu? Sevildiğimi, değerli olduğumu, saf aşkın ta kendisi olduğumu bilmenin hak edişi için insanlığımı hatırlamak yolundayım. Bunun derdi ile değil, sadece “ol”arak, tasarımım ne ise onu hissederek, geliştirerek ve yansıtarak. […]